Friday, December 11, 2009



şu Can'ın dünyası
bu da bizim ay

Saturday, December 5, 2009

nöbetçifilozof: ülke tv, 22.30 civarı. cumartesileri.

Saturday, November 7, 2009

Sunday, October 25, 2009


BAKIŞ-İZ-BELLEK II


Küratör: Prof. Mümtaz Sağlam
24 Ekim 2009
10 Ocak 2010
Yer: Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi
İzmir

Ahmet Kocataş, Arzu Akgün, Arzu Oto, Arzu Uysal, Birtan Oran, Can İncekara, Candan Öztürk, Duygu Süzen, Emrah Uysal, Fulden Aran, Funda Alkan, Gizem Akkoyunoğlu, Gülcan Şenyuvalı, Gülderen Depas, Hakan Kırdar, Hayal İncedoğan, İlke İlter, H.Nur Muşkara, Osman Kerkütlü, Özgül Kılıçarslan Sarıkuş, Sema Kayaönü, Sevgi Kesmen, Şeyma Güzelaydın, Yaprak Oğuz, Zafer Güngen.






Saturday, October 24, 2009

Saturday, September 26, 2009

Sergi: ARMAĞAN
27.Eylül.2009

www.armagan-blog.blogspot.com

Monday, August 31, 2009

Wednesday, July 29, 2009

Saturday, May 16, 2009

Wednesday, April 29, 2009

Dut ağacı Palmiye'ye baktı:

- "İzmir'de uçsuz bucaksız bir ufuk var

çooook uçlarda görünen flu tepelere, flu şehirlere bakıpta yön bulmak

işte bu yüzden zor

insanlar, canlılar, eşyalar, ışık bile

çarpacak bir şey buluncaya kadar süzülüyor

ya da en yakınındakini görebilme şaşkınlığında"






































Friday, April 17, 2009

Penture sans fin







Beaux Arts - 286 2008
sayfa: 140 Emmanuelle Lequeux'nün yazısının türkçesi:
"Peinture sans fin"


PARİS MAM'da CADERE'e SAYGI
Kendisi olmadan, sanatçının ürettiği rengarenk sopalar iyice yalnız kalmış.

André Cadere bütün kurumlara meydan okuyor: ölümünden otuz yıl sonra, eserlerini onsuz, nasıl göstermeli, onu yaşatan kimdi? Merkezinde sanatçının bizzat bulunduğu bu projeyi nasıl canlandırmalı. Onun en dar yollarda bile gerçekleştirmeyi sevdiği bu kavramı nasıl canlandırmalı? Paris Şehri Modern Sanatlar Muzesi (MAM) bununiçin elinden geleni yaptı fakat kavramı gündelikte dolaştırdığı halde sergi az üzgün değil. Cadere'den geriye bir çok, o ünlü "yürüyüş sopaları"ndan kaldı (sanatçı "yuvarlak tahta çubuklar"derdi). Onları, yuvarlak tahtaları biraraya getirerek kendisi yapıyordu, hep aynı prensibe göre: uzunlukları ve çapları eşit olucak. Onları organize etmek için, renklerin sırasını değiştirecek ve ard arda getirecek matematik serileri kullanıyordu, biricik kılmadan önce her bir sopaya bir hatayı dahil ederek. İşte, sistem için.
Fakat bugün gizlice yeniden ortaya çıkan bu çubuklarla, sadece, Paris (bu romenin hayatı 1967'de burada bitti), Londra veya Kassel yolları boyunca, sanat piyasasını reddederek, galerinin beyaz alanından kaçarak, diğerlerinin sergilerine parazit oluyor veya omuzunda sonsuz sopası ile performanslar için sokakta randevular veriyordu. Leitmotivi ? "Burada, burada ve burada olmak". Renkli sopalarından ziyade, bugün sanat piyasası tarafından aç gözlülükle toplanan; bu kaygının belirtisi olan performanslarının fotograflarıdır: bu çok erken ölen artist, içsel bir ışıkla aydınlanan yüzünü koruyor.
Belkide etkilediği, ne çok sanatçının hafızasında yaşamaya devam ettiğini göstermek yerinde olurdu; mesela onun matematik serilerinden yola çıkarak süper bir elektrik gitar senfonisi gerçekleştiren Saadane Afif. O burada gösterilmedi: ne yazık, halbuki onlarda Cadere'in eseri çınlıyor.

Tuesday, April 14, 2009